Her yer mavi olsa bile kurallardan taviz veremeyiz!

03.03.2021 - Çarşamba 10:40

Solunum Derneği TÜSAD Başkanı Prof. Dr. Ülkü Yılmaz, illerin risk derecesine göre mavi, sarı, turuncu ve kırmızı diye sınıflandırılması ile uygulamaya alınan “kademeli normalleşme sürecinin” sürdürülebilir olması için pandemi kurallarından taviz verilmemesini istedi. Yılmaz, bütün iller en düşük risk grubunu oluşturan “mavi” seviyesine gelse bile “maske, mesafe, hijyen ve aşı” uygulamalarından vazgeçilemeyeceğini vurguladı.

 

Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD), ülke genelinde kademeli normalleşme sürecine geçilmesinin Covid-19 pandemisinde sona gelindiği gibi algılanmaması gerektiğine dikkat çekti. TÜSAD Başkanı Prof. Dr. Ülkü Yılmaz, farklı şehirlerde farklı uygulamalara gidilmesinin doğru olduğunu ancak, pandemi ile mücadelede aynı tedbirlere devam edilmesi gerektiğini vurguladı. Yılmaz, risk derecesine göre mavi, sarı, turuncu ve kırmızı diye sınıflandırılan tüm iller en düşük risk grubu olarak kabul edilen mavi renge dönüşse bile, “maske, mesafe, hijyen ve aşı” uygulamalarından taviz verilemeyeceğini hatırlattı.

VAKA SAYISI YAKLAŞIK 12 BİNE YÜKSELDİ

Bazı bölgeler diğerlerine göre nispeten daha iyi görünse bile bunun tehlikenin geçtiği anlamına gelmediğini dile getiren Yılmaz, şu değerlendirmeyi yaptı: “Aksine pandemi ile mücadele konusunda alınan önlemlerin uygulanması konusunda daha da özenli olmak gerekiyor. Çünkü pandemi bitmiş değil. Mutant virüsten söz ediliyor. Risk bölgelerine göre yeni normalleşme adımları belirlenip, yeni normalleşme süreci başlamış olsa da; ülkemizde günlük vaka sayısının yaklaşık 12 bin gibi yüksek bir seviyede olduğu ve mutant virüslerın hızla yayıldığı, bu mutant virüslerın bulaşma potansiyelinin daha fazla olduğu biliniyor. Elbette öncelikle eğitim olmak üzere, tüm sosyal yaşam etkinlikleri yaşamın olmazsa olmaz ve karşılanması gerekli sosyal gereksinimleri. Ancak sosyal yaşantımızda kontrollü olmak, maske, sosyal mesafe ve temizlik önlemlerine her zamankinden daha fazla dikkat ederek bölgemizde olgu sayısını artırmamak da bizlerin elinde. Pandemi kurallarından taviz vermezsek kendimizi, çevremizdekileri, sevdiklerimizi koruyarak bulunduğumuz bölgede risk oranlarını artırmadan sosyal yaşamı sürdürebiliriz.”

KAPALI MEKANLARDA MESAFE EN AZ 2 METRE OLMALI

“Bu süreç geçici ancak hepimiz sorumluluklarımızı yerine getirir, dikkat edersek geçici” diyen Yılmaz, sosyalleşirken dikkat edilmesi gereken kuralları tekrar hatırlattı: “Sosyal yaşamın gerektirdiği ve getirdiği bu uygulamalar tamamen normale dönüş olarak algılanmadığı sürece çok gerekli ve yerinde uygulamalar. Bu süreçte mümkün olduğunca sosyal aktivitelerimizi açık havada, spor yaparak, kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca kaçınarak devam ettirmemiz gerekli. Hastalık belirtileri olduğunda mutlaka kişilerin kendini izole ederek bir sağlık kuruluşuna başvurması çok önemli. Restoran gibi kapalı ortamlara girilecekse kişiler arası mesafenin en az 2 metre olmasına dikkat etmeliyiz. Bu tür ortamlar çok iyi havalandırılmalı. Kullanılacak sos, çeşni gibi malzemeler tek kullanımlık olmalı. Kapalı mekanlarda kalma süresinin çok uzun tutulmamalı. Pandemi riski tamamen ortadan kalkınya kadar kongre, toplantı gibi geniş katılımlı tüm etkinlikler dijital ortamda yapılmalı.”

Bu serbestlik sürecinin devam edebilmesi için birey olarak herkesin üzerine düşen sorumluluklar olduğunu vurgulayan Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: “Daha uzun bir süre pandemi gerçeği ile yüz yüze olacağımız gerçeği göz önünde bulundurulursa, kurallara daha da çok dikkat etmemiz gerektiği son derece aşikar. Bu pandemi süreci; tüm bireylerin ortak bir bilinç oluşturması, bir süre daha maske, mesafe ve temizlik kurallarına azami dikkat etmesi ve sırası geldikçe aşılanarak sonlandırılabilir.”

 

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı

YORUM YAZ