Obeziteyle mücadele için Türkiye'nin acil ulusal eylam planına ihtiyacı vr

03.03.2021 - Çarşamba 11:45

Türkiye’nin obezite ile mücadelesine destek sağlamak amacıyla geçen yıl hayata geçirilen Obezite Akademisi, 4 Mart Dünya Obezite Günü için yaptığı açıklamada, obezitedeki tehlikeli artışa dikkat çekti. Obezite Akademisi açıklamasında, “Obezite zaten tehlikeli bir boyutta artıyordu. Pandeminin de etkisiyle insanların kilo alma eğilimindeki artış hızlandı. Obezite ulusal eylem planı acil olarak hayata geçirilmeli” uyarısında bulunuldu

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği (TEMD) ile Türkiye Obezite Araştırma Derneği (TOAD) tarafından, Novo Nordisk Türkiye’nin koşulsuz desteğiyle hayata geçirilen Obezite Akademisi, 4 Mart Dünya Obezite Günü için yaptığı açıklamada obezitedeki tehlikeli artışa dikkat çekerek, bu konuda hazırlanan ulusal eylem planının acilen hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. 

 

OBEZİTE ÖNLENEBİLİR KRONİK BİR HASTALIKTIR

Obezite Akademisi’nin kurucularından TEMD Obezite Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Fahri Bayram açıklamada, obezitenin dünyada olduğu gibi Türkiye’de de toplumun tamamına yayıldığına ve hayatı tehdit eden hastalıkların başında geldiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Bayram, “Oysa obezite kronik, önlenebilir ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Ancak sağlık profesyonelleri ve halkımız obeziteyi bir hastalıktan ziyade daha çok kozmetik bir sorun olarak görme eğiliminde. Bu durum obezite ile mücadelede en önemli engellerden biri” dedi.

Prof. Dr. Fahri Bayram, açıklamada şu görüşlere yer verdi:

"Obezite artık çocuklarımızda, gençlerimizde bile gittikçe artmakta. Obezite, başta diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları, ani ölüm, inme ve tansiyon olmak üzere birçok hastalığın temelinde yatan sebeptir. Biz obeziteyi tedavi edersek, bu hastalıkları da tedavi etmiş oluruz. Obezite ve beraberindeki hastalıklarla ilgili tedavi masrafları da ekonomiye çük büyük yük getiriyor. O nedenle obezitede tedaviden önce önlenmesi çok daha önemli.”

 

OBEZİTE: ÇAĞIMIZIN PANDEMİSİ

Türkiye’nin obezite ile mücadelesine destek sağlamak amacıyla faaliyet gösteren Obezite Akademisi’nin kurucularından TOAD Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Dilek Yazıcı, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 650 milyon, Türkiye’de ise 20 milyondan fazla obeziteli bireyin olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Yazıcı, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: 

“Obezite sadece yeme bozukluğundan kaynaklanan bir hastalık değil. Çevresel, genetik, psikolojik faktörler ile yaşam tarzı ve kullanılan ilaçlar da obeziteye neden olabilir. Kilo fazlalığı veya obezite tanısı koymak için en basit yöntem vücut ağırlığını (kg) boyun karesine (m2) bölerek, Vücut Kütle İndeksi’ni (VKİ) bulmaktır. Bu değerin 25-29,9kg/m2 olması fazla kilolu, 30kg/m2 üzerinde olması ise obeziteli birey olması demektir. TOAD’ın başlattığı VKİ’nizi hesaplayın kampanyası ile herkes VKİ’sini öğrenerek önlemini alabilir.”

Obezite için “çağımızın pandemisi” uyarısını yapan Prof. Dr. Dilek Yazıcı, “obezite COVID-19 öncesi de zaten ciddi bir halk sağlığı problemiydi, ancak bu dönemin getirdiği olumsuz etkilerle önlem alınmazsa obezitenin yayılma hızı daha da artacak ve çağımızın pandemisi olacak” dedi.

Obeziteli bireylerde COVID-19’un daha ağır seyrettiğine işaret eden Prof. Yazıcı açıklamasını şöyle sürdürdü:

Pandeminin en hasar verici yan etkilerinden biri de evde kalınan dönemde kilo yönetiminin iyi yapılamaması oldu. IPSOS araştırma şirketinin yürüttüğü bir çalışmaya göre, Türkiye’den araştırmaya katılan yetişkinlerin 42’si pandemi başladığından itibaren kilo aldığını belirtti. Bu kişiler arasında ortalama 6.1 kilo alındığını ortaya çıktı. TOAD olarak yıl başından bu yana yürüttüğümüz ‘VKİ’sini Bilmeyen Kalmasın’ kampanyasına katılan yaklaşık 22.500 kişinin ortalama VKİ’si ise, 28.9 çıktı. Yani toplum olarak fazla kilolu olduğumuz bir kere daha tescillendi. 

Obezite ile mücadelede hepimize görev düşüyor. Obezite geleceğin Ulusal eylem planlarının acil olarak devreye alınması gerekiyor.” 

 

OBEZİTEYLE MÜCADELEDE HEPİMİZE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR

Obezite Akademisi’nin koşulsuz destekçisi Novo Nordisk Başkan Yardımcısı ve Türkiye Genel Müdürü Dr. Burak Cem, Novo Nordisk’in geleceğe yön veren tedavilerle insan hayatını iyileştirmeye odaklı faaliyet gösterdiğini belirterek, şunları söyledi:

“Dünyanın en büyük vakfı tarafından yönetilen Novo Nordisk,  ulvi bir hedefle kurulmuş ve bu hedefle her yıl yaklaşık 33 milyon hastanın hayatını iyileştirerek inovatif bir bakış açısıyla gelişim odaklı hareket etmektedir. Global misyonumuz; biyoteknolojik ürünlerimiz, global iş birlikleri ve geleceğe yön veren tedavilerimizle 21. yüzyılın en büyük sağlık sorunlarından biri olan diyabeti yenmek ve obeziteyi değiştirmek.

2021 hayat kurtaran molekül Insulin tarihi bir kilometre taşını işaret ediyor. Bu molekülün mirası üzerine kurulmuş bir şirkette çalışmanın onuruna sahip olarak, giderek büyüyen ve toplumumuzu tehdit eden obeziteyle mücadele etmek için elimizden geleni yapmaya kararlıyız.

Obezite Akademisi’nin obeziteyle mücadelede önemli adımlar attığını görmek memnuniyet verici. Obezite konusunda farkındalık yaratılması için hepimize büyük sorumluluk düşüyor. Alınması gereken çok önemli önlemler var.

Covid-19 pandemisi geçecek ancak diyabet ve obezite pandemi tehlikesi büyümeye devam ediyor. Bu nedenle öncelikle kamuoyunu obeziteyle mücadele etmek konusunda bilinçlendirmek gerekiyor. Biz de Novo Nordisk olarak bu alanda bir çok güçlü iş birliği yapıyor ve öenmli projeleri destekliyoruz.”

 

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı

YORUM YAZ